film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2016 Çarşamba

Ne izledim- Nadide Hayat

 


Youtube'da alakasiz bir video izlerken reklam olarak girmisti filmin fragmani. Sevimli bir fragman yapmislar sonuna kadar izletti kendini. Zaten Demet Akbağ ve Yetkin Dikinciler'in basrollerini paylasmasi ilgimi çekti bir de yönetmenin de Çağan Irmak olduğunu öğrenince dedim ben bu filmi izlerim.
     18 aralikta vizyona girdiği gün annemle izledik filmi. Hala bazi yerlerde vizyondayken blogda bahsediyim istedim.
      Filmde Demet Akbağ, eşini henüz kaybetmiş orta yaşta bir kadini canlandirmis. Çoluk çocuk, torun, eşinin gölgesi derken hayatta pek ben ne istiyorum diye düşünme fırsatı olmamış. Eşinin ölümüyle bir boşluk duygusuna kapılıyor önce. Toplumun kendi yaşındaki bir kadına yüklediği köşesinde oturup bayramlarda çocuklarının yolunu gözleme rolü pek cazip gelmiyor. Birkaç farkli aktivite deneyip hobi sahibi olmaya çalışsa da aradığını bulamıyor. En sonunda evlendiği için yarım bıraktığı su ürünleri fakültesine dönmeye karar veriyor.
      Okulda çocuklarindan bile daha genç "sinif arkadaslari"yla uyum surecinin epey sancili olduğunu tahmin edersiniz. Zincirleme yanlis anlasilmalar sonucu kendini 2 tane Caretta Carettanin yerini tespit etmek uzere yola cikan arastirma gemisinde buluyor. Boylece de yolu karizmatik ama biraz huysuz kaptanimizla (Yetkin Dikinciler) kesişmiş oluyor. Kaptanla sürtüşmeli başlayan ilişkileri, birbirlerinin hassas yönlerini farketmeleriyle boyut değiştiriyor. Bu yolculuk da Nadide hanim için ne istediğini keşfetme yolculuğuna dönüşüyor.
        Nadide  Hayat insanda derin izler bırakan bir bàş yapıt filan diyemem tabii. Ama keyifli zaman gecirtecek, bolca gülümseyerek izleyebilceğiniz bir film isterseniz tavsiye edilir :) Bir sonraki yazida görüşmek üzere! Sevgiler...

19 Ocak 2015 Pazartesi

Yabancı dizi- Shameless

    Shameless benim gibi yabancı dizi izlemeyi sevip, farklı birşey arayanların ilgileneceğini düşündüğüm bir dizi. Ama baştan uyarayım 18 yaşından küçükseniz, küfürlü konuşmalar, müstehcen sahneler sizi rahatsız ediyorsa bu dizi size göre değil.
     Aslında Amerikan bir ailenin hayatını izliyoruz dizide. Ama bu öyle anne Jennifer'ın baba Mike'ı duďağından öperek işe uğurladığı bir aile değil. Alkolik bir baba, zaman zaman dizide boy gösterse de genelde pek ortalarda olmayan manik-depresif bir anne ve birbirinden enteresan 6 çocuk! Suç işlemenin, uyuşturucunun gayet sıradan kabul edildiği bu ilginç mahallede çocuklar el yordamıyda hayatta kalmaya çalışıyor.
       En büyük abla Fiona biraz anne rolü üstlenmiş olsa da, sorumluluk öylesine büyük ki çocukların hayatında herşey dermeçatma. Bu tablo kulağa ne kadar dramatik geliyor değil mi? Türk senaristlere 10 sezon bol ağlamaklı dizi konusu vallahi. Ama Shameless tam tersine gayet eğlenceli ve aksiyonu bol bir dizi. Diziyi bana sevdiren de bu sanırım.
        Cocuklarin hayatına her giren macerasını da birlikte getiriyor , diziye yeni bir pencere açıyor. Hele Fiona'nın aşk hayatından epey malzeme çıkıyor. Pek  çok yan karakterin karikatürize bir ucubelikte olması hikayeyi  ilginçleştirmiş.
        Dizinin şuan 5. sezonu oynuyor. Benim ve arkadaslarımın bunca sezon sıkılmadan izlediğimiz nadir dizilerden. BU tarzda dizi arayanlara tavsiye ediler.Sevgiler!...


23 Ağustos 2013 Cuma

Ne var ne yok / neler izliyorum

Merhabalar, çook uzun bir ara verdim blog yazılarına malesef. Yazın İzmir'e gelince planladığım hiç birşeyi yapmıyorum öyle aylak aylak ordan oraya savruluyorum, bu huyuma da acayip sinir oluyorum!:(


 Her neyse olduğu kadar artık diyelim... Aslında bu yaz bazı yeni ürünler deneme imkanım oldu bir çoğundan da memnun kaldım ve yazılarını yazmak istiyorum ama hala izmirde olduğumdan çok sistemli yazı giremeyeceğim. Bu yüzden kozmetik yazılarını daha programlı hareket edebileceğim Eylül'e bırakıyorum. Bu gün başka bir konuda birşeyler karalamak istedim. Çok fazla yabancı dizi izleyen bir insan olarak izleyip bitirdiğim ya da izlemekte olduğum bazı dizileri sizinle paylaşmak istedim. Ancak çok populer bazı dizileri zaten herkes duyduğundan onlardan bahsetmek istemiyorum onun yerine daha az bilinen, keşfettiğime mutlu olduğum sizlerle de paylaşmak istediğim diziler var listemde. Ancak önceden uyarayım daha çok kız dizilerini beğeniyorum ve itiraf ediyorum zaman zaman ergen dizilerine de takıldığım oluyor:)
(görseller bana ait değildir)




BEING ERICA Hayatında hiç birşeyin yolunda gitmediğini düşünen otuzlarında Erica adında bir hatun hayata dair pek umudunun kalmadığı sırada bir terapistle tanışıyor. Terapist ondan pişmanlıklarının bir listesini yapmasını istiyor ve ortaya çıkıyor ki bizim terapist bildiğimiz terapistlerden değil ve zamanı geri sarma yeteneği var. 4 Sezon Süren bu dizide Erica'nın geçmişe gidip hatalarıyla yüzleşmesini, dersler çıkarmasını ve aynı zamanda adım adım hayatını değiştirme çabalarını izliyoruz. Benim şahsen çok keyif aldığım bir diziydi 4 sezonu bir çırpıda bitirmiştim içim rahat tavsiye ediyorum.





































MAKE IT oR BREAK IT

 Bu diziyi keşfetmemin sebebi jimnastiğe olan merakımdı.(izlemeye tabi ki) Profesyonel olarak artistik jimnastik yapan ve olimpiyatlara hazırlanan bir grup genç kızın hayatını anlatıyor dizi. Bol Bol jimnastik sahnesi içerdiği gibi karakterlerin birbirleriyle ve aileleriyle olan ilişkileri ve aşkları da konu edilmiş. Bana olimpiyatlara hazırlanan sporcuların hayatları büyülü gibi geldiğinden çok severek izledim ancak konusu gereği herkesin zevkine hitap etmeyebilir bu gerçeği kabulleniyor ve mutlaka izlemelisiniz gibi çok iddialı bir cümle kullanmıyorum:)
























 SWITCHED AT BIRTH

 Şuanda devam etmekte olan bu dizinin 2. sezonu yeni bitti. 3. sezonu sanırım 2014 ocak ayında başlayacakmış:( Ama ilk 2 sezon 20 küsur bölümlük, baya tatmin edici:) Hastanede bir hata oluyor ve 2 kız bebek karıştırılıyor. Bu hata bir tesadüf sonucu kızlar 14-15 yaşlarındayken ortaya çıkıyor. İki aile de ne biyolojik çocuklarından ne de o ana kadar kendi çocukları olduğunu düşünüp yetiştirdikleri kızlarından vazgeçmek istemiyor. Bir yol bulup birbirlerine alışma süreçlerini izliyoruz dizide. Ailelerden birinin deli gibi zengin olup birinin ise daha mütavazi bir yaşam süren latin kökenli bir aile olması işleri biraz daha zorluyor. Kızlardan birinin sağır olması da diziye renk katmış. Ben kendi adıma sağırların dünyasına dair birşeyler öğrenebildiğime seviniyorum. Sonuçta kızlar genç kız olduğundan dizinin hafif ergen dizisine kaçma durumu oluyor zaman zaman ama konu ilginizi çektiyse bir şans vermenizi tavsiye edrim.



















 DROP DEAD DIVA

 Bu dizi de hala yayınlananlardan. Şuanda 5. sezonunda ama ben daha oralara gelmedim:) Hayatta tek uğraşı iyi görünmek olan manken bir hatun bir trafik kazası geçiriyor ve aslında ölmesi gerekirken yaptığı bir haylazlıkla dünyaya geri dönüyor, yalnız bir terslik var çünkü kendi vücudunda değil biraz(!) kilolu kendisinden yaşça büyük oldukça ciddi bir hayatı olan bir avukatın vücudunda uyanıyor. Artık tamamen farklı bir hayatı var ve buna ayak uydurmak zorunda. Eski hayatındaki nişanlısının da kendisiyle aynı ofiste çalışması ve ona neler olduğunu anlatamaması da işleri zorlaştırıyor. Çok keyifli bir dizi özellikle fazla birşey düşünmek istemediğiniz sadece gülümseyip iyi zaman geçirmek istediğiniz zamanlar için birebir!


 Yazıyı yazmaya başlamadan önce kafamdan bu dizileri belirlemiştim ama yazdıkça aklıma başka diziler de geliyor. Bir yazıya da çok yükleme yapmak istemiyorum. Korkup okumaktan vazgeçilebilir:) İzlediğim başka dizilerden de bahsetmemi isterseniz bunu yorum kısmına belirtirseniz bu dizi yazılarını devamlı hale getirebilirim diye düşünüyorum. Bir de bir ara da beni çok etkileyen bazı kitaplardan da bahsetmek isterim ne dersiniz? Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sevgileeer..