25 Mart 2014 Salı

Essence Far Bazı

     Far bazı konseptini ilk, Urban Decay Naked paletimi aldığımda içinden çıkan primer potion ı denediğimde öğrenmiştim. Önemli bir fark yarttığını düşünüyorum. Ancak Urban Decay ya da Benefit'inki gibi meşhur far bazları, benim bir far bazına ayırabileceğim bütçenin çok üstünde malesef. O yüzden en ucuz alternatif olan E.L.F 'i kullandım. (yazısı için tık tık) Gayet memnun da kaldım. O da bitince ve The Balm'ın Put a lid on it'i de denemeye çok istememe rağmen hiç bir yerde bulamadım. Kolay ulaşılabilir bir seçenek olan Essence'i denemeye karar verdim.


     Çok koyu bir sarı renk olması ilk anda insanı korkutuyor ama göz kapaklarının kırmızılığını dengeleme konusunda gayet başarılı. Ama bunun dışında da pek bi yararını göremedim malesef. Ne farın renginin daha canlı görünmesi konusunda bir katkısı var ne de farın çizgilere dönmesine engel oluyor.          Youtube'da kimin olduğunu hatırlamadığım bir makyaj videosunda görmüştüm. Farını uygulamadan önce göz kapaklarına kapatıcıdan sürüp onu pudrayla sabitliyordu baz yerine. Ben de ondan esinlenerek bu pek işime yaramayan far bazını işe yarar hale getiriyorum. Bunu uyguladıktan sonra pudrayla sabitleyip farı öyle sürdüğümde çizgilere dolma vs olmuyor. Farın kalıcılığı artıyor.


      Bittikten sonra bir daha almayı düşünmüyorum. Pahalı bir ürün olmadığın vah vah niye aldım diye yazıklanmıyorum. Ama piyasada uygun fiyatlı olup da işe yarayan bir baz vardır eminim. Arayışım sürecek! Bu konuda tavsiyelerinizi esirgemeyin benden :) SEVGİLER!!!
   

24 Mart 2014 Pazartesi

Bourjois Twist Up The Volume Mascara

          Bugün bahsedeceğim bu rimeli kullanmaya başladığım ilk zamanlarda hakkında zehir zemberek bir yazı yazmıştım. Türkiye'de olduğumdan tabletten paylaşmaya çalışmıştım, sonra baktım görsellerde filan sorun var kaldırdım. İyi de olmuş çünkü zaman geçip rimel kurudukça hakkındaki fikirlerim epey değişti.




           Fikir olarak çok güzel düşünülmüş. Kapağın özel tasarımı sayesinde 2 farklı fırçamız oluyor. Kapağın ucundaki özel aparat dönüyor. O ilk pozisyondayken fırça ince uzun bir şekil alıyor. Burda amaç kirpiklere uzunluk vermek. Aparatı çevirdiğimizdeyse fırça kısalıyor, daha sık dişli, sarmal bir hal alıyor. Bu aşamada da hedef hacimli kirpikler!

          Tasarımı iyi düşünülmüş eyvallah da kullanmaya başladığım an rimelin yapısından nefret ettim! O kadar ıslak bir yapısı vardı ki bütün kirpiklerim birbirine yapışıyordu. Hacim vermesi gereken taraf ise daha çok topak topak bir görüntüye sebep oluyordu. Resmen lanet etmiştim!




         Sonraaa araya bir zaman girdi ve yapısı biraz kurudu. Tekrar kullanmayı denediğimde baktım görüntü hoşuma gidiyor. Sonra hangi rimeli kullanıyorsun gibi iltifatlar da gelince bana favorim olan Maybelline The Falsies'i bile kenara kaldırttı.







         Hiç bir şekilde akmaması, dökülme yapmaması sayesinde sabah sürüyorum kafam rahat bütün günü geçirebiliyorum. Verdiği uzunluk da hacim de beni mutlu ediyor. Bunun yanında kirpikleri kıvırmak konusunda da gayet başarılı.




          Madem bu kadar güzel, bir daha alır mısın o zaman derseniz. Muhtemelen almam derim. Çünkü piyasada gayet güzel rimeller var, bunun kurumasını beklemeye filan gerek yok diye düşünüyorum. Ama aklımda şöyle bir fikir var. Bittikten sonra atmıyım diyorum. Formülünü çok beğendiğim başka bir   Bourjois rimelle bu enteresan fırçayı kullanabilirim gibi geliyor :)

          Bu arada Alice'in Makyaj Diyarına konuk oldum bugün. Makyaj düzenimi paylaştım. Okumak isterseniz buyrunuz!

7 Mart 2014 Cuma

Lush- Mask of Magnaminty

          Siyah nokta sorunum dillere destan olduğundan, devamlı etkili peeling yapan maskeler arar durumdayım. Lush'ın Mask of Maganaminty adlı bu maskesinin methini de uzun zamandır duyuyordum.

          Eski filmlerde gördüğümüz tarzda yemyeşil bir maske temiz, kuru cilde bol miktarda uygulanıyor 5-10 dk bekletiliyor (iyice kuruyana kadar) sonra durulanıyor. Ki ben bu aşamada direk suyla durulamıyorum. Yalnızca yüzüm için kullandığım bir havluyu ılık suyla ıslatıp, yüzümü dairesel hareketlerle silerek çıkarıyorum maskeyi. Ancak tabi bunu yaparken kazır gibi, çok bastırmamak önemli. Daha sonra kalıntı olmasın diye iyice duruluyorum cildimi ve tonikle siliyorum. VEE tabi ki ardından güzelce nemlendiriyorum.
        Nane içeren bu maskenin kokusu da hafif mentollü gibi. Oldukça yoğun bir kıvamı var. İçinde iri partiküller barındırıyor.Eğer cildiniz çok kuru ve hassassa, tahriş edebileceğini düşünüyorum.


        Günlük kullandığım temizleyicim de peeling etkili olmasına rağmen cildimin üzerindeki ölü tabakadan tamamen kurtulamadığını hissediyordum. Burnuma dokunduğumda pütür pütür bir his olması kadar sinir bozucu bir durum yok. Hele ki cilt bakımına mümkün mertebe dikkat ediyor ve elinizden geleni yaptığınızı düşünüyorsanız.
         Ama bu maskeyi düzenli olarak haftada 2 kere kullanmaya başladığımdan ve bir süredir yeni bir tane almayı ihmal ettiğim için kullanamadığım yüz fırçamı (yazısı için tık tık) tekrar cilt bakımı rutinime eklediğimden beri cildim çok daha iyi bir durumda. Maskeyi kullandığım günler cildim yumuşacık oluyor ve siyah noktalardan kısa süreliğine de olsa, büyük ölçüde arınmış oluyor. Malesef tekrar oluşuyorlar ama eskisi gibi kocaman ve pütür pütür değil.


        Lush firmasının hayvanlar üzerinde test yapmayan, doğaya saygılı bir marka olması da bu maskeyi bir kat daha alınası kılıyor. Bu maskeyi tekrar tekrar alacağım gibi başka Lush ürünleri de denemek istiyorum. Bu konuda da tavsiyelerinize ihtiyacım var.
       Ben bu ürüne Bulgaristan'da 10 lv civarı bir miktar ödedim.Benim aldığım küçük boy seçeneği 125g. Türkiye'de fiyatı ne kadar bilmiorum. Bir de  5 tane boş Lush ambalajını geri götürdüğümüzde bir adet maske hediye ediyorlarmış. Bilmiyordum pek sevindim :)

     

4 Mart 2014 Salı

AVON big colour kalem far

     Bir süredir kalem far deneme isteğim vardı. Avon'un da son zamanlarda çıkardığı kalem farlarla ilgili olumlu şeyler duymuştum. O metedilen supershock serisinin çift taraflı farlarıymış meğersem. Benim sipariş ettiğim ise big colour eye pencil'in pink diamond adlı rengi
     Elime ilk ulaştığında hemen elimde swatchladım ve mutlu oldum. Yumuşacık gibi geldi "hah süper kolay dağılır bu" dedim. Ancak gel gör ki göz kapaklarımda sonuç hiç beklediğim gibi değildi. Bir kere simleri çok büyük ve tebeşirimsi bir görüntü yaratıyor. Daha ilk uygulama esnasında eşit dağılmadığı gibi ilerleyen saatlerde iyice birikme yapıyor.
     Çok isteyerek aldığım, rengini de çok beğendiğim bir üründe böyle bir sonuç almak cidden sinir bozucu oldu benim için. Bazlı, bazsız farklı şekillerde denedim ama her seferinde sonuç hüsran oldu :( Acaba ben bir şeyi yanlış mı yaptım ki ? :O Siz de bu ürünü kullandıysanız nasıl kullandığınız? Memnun kaldınız mı? Ayrıca güzel kalem far tavsiyeleriniz var mı?


3 Mart 2014 Pazartesi

Makyaja Yeni Başlayanlara Tavsiyeler

   

        Makyajda çok iyi olduğumdan ya da tavsiye vermek haddim olduğundan değil ama ilk makyaj denemelerimi ve acınası halimi hatırlıyorum da zamanda geri gidip kendime bazı tavsiyeler verebilsem ne iyi olurmuş! Bu yazıda da makyajla ilgilendiğim, deli gibi vlog izleyip blog okuduğum bu 2 yılda ben ne dersler çıkarttım bunları listelemek istedim

  1.       Hiçbir makyaj malzemesi ya da doğru makyaj yapma tekniği kendi cildinden daha değerli değil. O yüzden herşeyden önce cilt bakımına dikkat etmelisin. Cildini temiz tutmak, ihtiyacı olan nemi sağlamak ve hırpalamamak önceliğin olmalı. Makyaj denemeleri yaparken günde 3-4 makyaj yapıp silmek, makyajımı çıkartmadan uyumak, bende hayatımda hiç yaşamadığım kadar yoğun bir sivilce sorununa sebep oldu ve hala bu sorunun tam olarak altından kalkabilmiş değilim malesef :(
  2.        Bir blogger ya da vloggerın coşkuyla övdüğü ürünü koşa koşa gidip alma. Birden fazla yorum oku, objektif olduğuna güvendiğin kişileri belirle ve onların yorumlarını dikkate al.
  3.       Hele belli bir ürün için o sıralarde her yerde yazılar yazılıyor, videolar çekiliyorsa biraz beklemelisin. Firmanın PR'cısı iyi çalışıyor olabilir :) ya da herkes akıntıya kapılmış, kimse kral çıplak demeye cesaret edemiyor olabilir. Biraz sabredip beklersen, daha objektif yorumlar gelecektir zamanla.
  4.       Kendi cilt tipin, ten rengin, dudak yapın, göz yapın vs. gibi konularda dikkatli analiz yapmalı ve gerçekçi olmalısın. Başkalarında görüp bayılmış olabilirsin ama herşey herkese yakışmıyor malesef. Hiç kullanamadığım çok açık pembe rujlarıma selam olsun :)
  5.       İlk günden istediğin mükemmel makyajı yapamayabilirsin. Temel kaideleri öğrenerek başlamalı, adım adım ilerlemelisin. Henüz hazır değilken çok detaylı bir konturlama yapmak ya da dramatik kuyruklu eyeliner çekmek hoş sonuçlar vermeyebiliyor.
  6.        Fondöten seçerken cilt tipine uygun fondötenleri araştırmalısın. Eğer high-end bir ürün almayı düşünüyorsan. Fondöteni yüzüne denemek istediğini söyle, çekinme! Almak zorunda da değilsin. Dışarı çıkıp gün ışığında nasıl göründüğüne mutlaka bak. 
  7.       Bilekte fondöten denemek sana çok yanlış tonu seçtirebilir. Biz hatun kişilerin yüzü her zaman azıcık pembe olduğundan yüzünün tonu da yanıltıcı olabilir. Fondötenin bütünlük sağlaması gereken boynundur. O yüzden çene hizana azıcık fondöten uygulayarak boynunla aynı renk olup olmadığını görmek benim en memnun kaldığım yöntemdir.
  8.       Cilt makyajı için alternatif yöntemler bulunabilir ama iyi bir göz makyajı yapmak istiyorsan iyi fırçalara ihtiyacın var. İyi fırça pahalı fırça demek değil. İşini görecek yumuşaklıkta ve sıklıkta tüm göz kapağına far uygulacak kompakt bir fırça ve bir karıştırma fırçası olmazsa olmaz.
  9.       Herkes makyaja çok büyük bütçeler ayıramayabilir. Ama gerçekten ilgili olanlar için arada para biriktirip biraz pahalı ama işimize çok yarayacağından emin olduğumuz bazı parçalara yatırım yapmak hayat kurtarır. Benim aldıklarım içinde Urban Decay Naked far paleti, Make up forever fondöten, Mac prolongwear concealer bu tarz ürünlere örnek olabilir.
  10.       Kabuk kabuk dudakların üzerinde hiç bir ruj güzel durmaz. Dudaklarını ölü deriden kurtarmaya ve nemlendirmeye dikkat etmelisin.
  11.      EN ÖNEMLİSİ KENDİNİ SEVMEYİ ÖĞRENMELİSİN! HİÇBİR MAKYAJ KENDİNDEN EMİN BİR GÜLÜMSEMENİN VE IŞILTILI BAKIŞLARIN YERİNİ TUTAMAZ!


 

25 Şubat 2014 Salı

Rimmel London Lasting Finish Ruj

           Eveeet yine ben, yine Rimmel'in bir dudak ürünü !!! Seviyoruuum kahretsiiinn :D Geçenlerde yazısını yazdığım ( okumak için          tık tık ) Rimmel'in moisture serisinin yumuşacıklığına, yağ gibi kayıp gitmesine aşık olmuştum. Ama o kadar yumuşak kıvamlı rujlarda koyu renk kullandığım zaman çok bulaşma, dağılma yaptığını farkettiğim için kendimi tuttum ve nude-umsu renkler seçmeye çalıştım. Ama tabi ki içimdeki koru renk ruj canavarını da yemlemem gerekiyordu. O yüzden rimmel'in diğer serilerine bakındım Kate Moss serisini (yazısı için tık tık ) sevmeme rağmen, dudakları kurutuyor olmasından dolayı onu es geçtim. Metalik mor-gri rengiyle bu serinin ambalajı dikkatimi çekti. Ve 016 numaralı heartbreaker adlı rengini aldım. İyi ki de almışım.

Soldaki Rimme Moisture Renew, sağdali Rimmel Lasting Finish


          Herkesin koyu renkler tercih etmediğini biliyorum ama yani b rengin güzelliğini nasıl anlatsam! Fuşya ama hiç çiğ değil. Tok bir renk
          Pigmentasyonu çok çok başarılı. Tek seferde rengini veriyor.
          Kremsi bir yapısı var. Pek çok long-lasting ruj gibi dudakları kurutma problemi filan olmuyor.
          Işıltısız ama hafif ıslak bir duruşu var.
          Çizgilere dolmuyor, dudak kusurlarını vurgulamıyor. Gerçi açık renklerinde durum farklı olabilir bilemiyorum.

          Kalıcı ruj iddiasıyla satılan bir ürün için yeterince kalıcı değil bence. Su içince, birşeyler yiyince filan tamamen çıkmasa da homojenliğini kaybediyor, ki tamamen çıksa daha iyi. Gün içinde çok kez tazelemek gerekiyor yani.
          Kesinlik daha fazla rengini almak istiyorum aslında ama farkettim ki elimdeki pekçok ruj serisi için aynısını söyleyip sonra yeni rujlar denemeye devam ettiğim için sıra gelmiyor. :)
          Bulgaristan'da Lilly'lerde 9 lv civarı. Türkiyede tam fiyatını bilmiyorum ama Watsons larda 15 TL civarı olduğunu tahmin ediyorum.
     
          Diğer dudak ürünü yazılarımı okumak için ;






         

24 Şubat 2014 Pazartesi

Vichy Aqualia Thermalia Nemlendirici

     Vichy'nin yılbaşı için hazırladığı setin (yazısı için tık tık ) içinde tam boy bir aqualia thermal nemlendirici ve bazı seyehat boyu ürünler vardı ben de bu sayede bir çok Vichy ürününü test etme fırsatı buldum . İçlerinde en beğendiğim bu nemlendirici oldu. Cildim yazın yağlıya dönük karma ve sivilcelenmeye yatkın olmasına rağmen kışın çok kuruyor ve nemsiz kalıyor.
 



      Markanın ürünle ilgili iddiaları;

  •   vichy thermal su ve shea yağı içeriği sayesinde yoğun nemlendirme özelliğine sahiptir
  •   48 saate kadar ciltteki yumuşaklık ve nemlilik hissinin korunmasını sağlar
  •   hipalerjenik formülü hassas ciltler üzerinde denenmiştir
  •   cildi yatıştırır, yağsız, kadifemsi bir his bırakır
  •   paraben içermez

     Cildi yatıştırdığı ve rahatlattığı kesinlikle doğru. Nem vermesinden çok memnunum özellikle nem verirken vıcık vıcık yağlı bir his bırakmadığı için.
     Benim için tek eksiği güneşten koruyucu içermiyor oluşu. Güneş kremi ve nemlendiriciyi üstüste kullanmayı sevmediğim için, gündüz SPF içeren başka bir nemlendirici kullanıyorum. Ama bu konuyu saymazsak hem gündüz hem gece kullanmaya gayet uygun olduğunu düşünüyorum.
      Kısacası benim çok sevdiğim ve tekrar alacağımı tahmin ettiğim bir ürün oldu. İyi bir nemlendirici arayışı içinde olanlara gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Sizin nemlendirici tavsiyeleriniz varsa duymak isterim! SEVGİLER!..