3 Mart 2016 Perşembe

Essense Gel Waterproof Göz Kalemi

         
           Gratis mağazalarında satılan Essence markası uygun fiyatları ve bir çok kaliteli ürünüyle çok seviliyor. Ben de daha önce rujlarınıfar bazını ve likit eyelinerını denemiştim. Kalıcılığı iyi, rengini iyi veren, sürümü yumuşak bir göz kalemi ararken de Essence'in fiyatı 8.90 tl olan waterproof jel göz kalemini denemek istedim.

           Tek seferde simsiyah renk vermesi ilk aşamada beni çok memnun etti. Jel yapısı sayesinde uygulaması da gayet kolay. Gözüme sürerken yumuşacık kaymasıyla da benden bir artı puan aldı.


                             



          Asansörlü olması bir yönden olumlu çünkü ben açarken bu kalemlerin ucunu hep kırıyorum yahu bu işin bir sırrı var da ben mi bilmiyorum ki acaba ? :) Ama açılamaması dolayısıyla da ucu çok kalın kalıyor ve göz kapaklarıma uygulamak istediğimde, ince bir çizgi elde etmem mümkün olmuyor.

          İnce çizgi yapamama dışında hem göz kapağında hem gözün iç kısımlarında kullanılmaya çok uygun. Kat kat üstünden geçme ihtiyacı hissetmeden tek seferde homojen siyah bir görüntü elde edilebiliyor.



           Kalıcılığını göz kapaklarında çok başarılı buldum bütün gün aynı siyahlıkta, dağılmadan, akmadan kalıyor. Gözümün iç kısımlarında da başarılı sayılabilir kalıcılığı ama 4-5 saat sonra göz kenarlarımda silinme, akma olabiliyor. Bir de ben waterproof iddiasını yüzde yüz doğru bulmadım. Yani terlediğinde ya da  hafiften su değdiğinde filan dayanıyor ama duşta denedim :D öyle yanılıp denize havuza filan gitmeye gelmez. Yani benim kişisel tecrübem o kadar çok suya dayanmadığı yönünde oldu.


                   

 
         Benim siyah göz kalemine ihtiyacım olduğu için 01-black blaze rengini almıştım. Farklı renklerinden de edinmek istiyorum. Bitince başka bir ürün deneme arzum baskın çıkar muhtemelen ama tekrar almayı düşünebileceğim bir ürün. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Sevgiler!..

     


       

2 Mart 2016 Çarşamba

Benefit Bo-ing Kapatıcı

 
        Bugün bahsedeceğim Benefit'in bo-ing adlı kapatıcısı how to look best at everything adlı paletinden gelmişti elime. Arada şöyle bir kullandıysam da aslında çok ilgimi çekmemişti. Sanırım o dönem fırçayla uygulamaya çalıştığımdan tam verim alamamıştım. Yakın zamanda elimdeki cevheri tekrar keşfettim.




Elimde 01 ve 02 tonları var. 02 bana çok koyu geliyor. Ama çok yorgun olduğumda, gözaltım iyi kapatılmaya ihtiyaç duyduğunda filan bu koyu tonu morluğu kapatmak için kullanıp üzerine aydınlatıcı bir concealer kullanıyorum. 01 ise tam ten rengime uygun hem göz altıma hem sivilce lekelerime kullanabiliyorum. 




Dediğim gibi daha önce galiba doğru şekilde uygulamadığımdan çok memnun kalmamışım. Şimdi parmaklarımla uyguluyorum pıt pıt hareketlerle. Yoğun yapılı bir kapatıcı olduğu için parmaklarımın ısısıyla eridiğinde daha iyi kapatıcılık sağlıyor ve cildimde daha homojen görünüyor. Gerçekten endüstriyel güçte kapatıcı dedikleri kadar varmış! Sorunlu gözaltları ya da cilt kusurları olanların denemesi gereken bir ürün. 

Cildinizdeki kuru bölgelerin üzerinde biraz pürtüklü bir görüntü yarattığından iyi nemlendirilmiş cilde uygulanması daha iyi bir görüntü elde etmeyi sağlıyor. Krem yapısı sabitlenirken birazcık pudramsı bir hal alıyor. O yüzden kuru durma riski var ama aynı zamanda ilginç bir şekilde cildim yağlandığında da ya kusma yapıyor ya parlak parlak görünüyor.

Malesef gözaltlarımda da çizgilere çok doluyor. Krem ürün olduğundan birkaç saatte bir tekrar parmağımla dağıtmam gerekebiliyor.  Tabi pudrayla sabitlemek performansını bayağı arttırıyor. Bu konuda da şöyle bir ilginçlik farkettim aynı palette bulunan hello flawless pudrasıyla çok iyi bir ikili oluyorlar. Herhangi başka pudrayla sabitlendiğinden daha iyi bir sonuç ortaya çıkıyor.

Gülü seven dikenine katlanır misali yüksek kapatıcılığı için bir iki zorluğunu idare ediyorum ve son zamanlarda elim çok sık gidiyor. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sevgiler!..


Haftanın Blogu- 3

   

         Sanki yıllardır hepimiz böyle bir etkinlik bekliyormuşuz ne güzel olmuş da dağınık anne başlatmış! Herkesin haftanın bloğu yazısını okuyorum bir sürü güzel blog keşfettim. Benim bu haftaki seçimim de yine keşfedilmesi gerektiğini düşündüğüm bir blog STİL NOTLARI



        Stil Notları blogunun sahibesi Arzu sanırım moda ile ilgili kariyer hedefleri olan modayı yakından takip edip öğrendiklerini blogunda paylaşan biri. Son trendleri, giyim konusunda bazı güzel ipuçlarını, moda haftalarında öne çıkanları hem Türkçe hem İngilizce yazıyor. Yalın dilini, paylaştığı görselleri keyifle takip ediyorum. Modayla ilgilenenlere tavsiye ediyorum :)

       ''Selam ben arzu heyecanlı ve hızlı yaşamayı seviyorum ve seninle blogumda stil notlarımı paylaşmak istiyorum bloguma göz atıp bana katılmaya ne dersin? ''  


Demiş Arzu ne dersiniz? :) Bir haftanın blogu yazısının daha sonuna gelirken bir sonraki yazıda görüşmek üzere der sevgilerimi sunarım! :)


1 Mart 2016 Salı

Kişisel Blog Yazarları Ne Düşünüyor?- MİM

     



             Yaklaşık 1 haftalık İstanbul, Ankara seyahatlerinin ardından yuvaya döndüm! Bugün önümüzdeki haftayı, yeni yazıları planlayarak geçer sanırım ama sevgili makyajlailgili beni mimlemişken, okumaktan çok keyif aldığım mim yazısını bir an önce yazmak istedim ben de.

 1-Yakın çevrenizdeki insanlara bloğunuzdan bahsediyor musunuz?

Zaten ağzında bakla ıslanan biri olmadığımdan en başından beri yakın çevrem biliyor blog yazdığımı. Hele bloğumu tekrar aktifleştirdiğim 2016nın başından beri kişisel facebook ve instagram hesabımda paylaşım yaptığım için artık daha geniş bir kitle biliyor.

2-Neden Blog Yazıyorsunuz?

Hayatımın gerçekten kötü hissettiğim bir döneminde değişim istediğime karar verdim. Esas hedefim içsel bir dönüşümdü. Özetle daha mutlu bir insan olmak istiyordum. Ama dış görünüşümle ilgili beni mutsuz eden şeyler hayata karşı duruşumu bile etkiliyordu. Silik, özgüvensiz birine dönüştüğümü hissediyorum. O yüzden haydi güzelleşelim dedim blogumun başlığına. Bu süreç bir yolculuk oldu benim için ve galiba bir seyir defterim olsun istedim...

3-İlk Yazınız ve Son Yazınız Arasında Nasıl Bir Fark Var?

Üşenmedim gittim ilk yazımı okudum. Tanışma yazısı yazmışım. Çok komik ya okumak isterseniz buraya koyuyorum. Ama genel olarak ilk yazılarımdan farklı olduğumu umuyorum zira 2013ten beri kendimi geliştiremediysem komik değil. Yazı düzeni, görseller gibi teknik konuları her an düzeltmeye çalışıyorum zaten. Umarım oluyordur.

4-Blog Yazmak Yaşantınıza Ne Kattı

Normal şartlar altında arkadaşlarınızla, ailenizle vs oturup sohbet ettiğinizde siz fikrinizi söylersiniz o da söyler normal akışta. Ama blogda ben yazıyorum beni tanımayan insanlar yazdıklarımı okuyor. Bu bana kendimi değerli hissettiriyor. Bilmiyorum saçma mı?

5-Yakın Arkadaşlarınıza Blog Yazmalarını Önerir Misiniz?

Tabi ki! Hayatına dair bir şeyle paylaşmaktan hoşlanan ve buna üşenmeyen herkesin çok keyif alarak yapacağı bir uğraş.

6- Hangi Kaynaklardan İlham Alıyorsunuz?

Ben deli gibi blog okuyan ve youtube videosu seyreden bir tip olduğumdan okuduğum ve izlediğim her şeyin muhakkak etkisi oluyordur diye düşünüyorum.

7- Diğer Blog Sahipleriyle İyi İletişim Kuruyor Musunuz?

Şahsen tanıdığım bir blogger yok ama son dönemde yazılar ve yorumlar üzerinden çok tatlı bazı bloggerlar tanıyorum yavaş yavaş. Bu da beni çok mutlu ediyor.

9- Şikayetçi Olduğunuz Konular Var Mı?

Ben insanların kafasında bir ideal oluşturup öyle davranmayanları yargılamasından pek hoşlanmıyorum açıkcası. Çünkü bloglarımız, özgür olabildiğimiz kişisel alanlar olarak kalmalı diye düşünüyorum. Bunun için de niye böyle yaptın ya da yapmadın demek bana saçma geliyor biraz

Zaten çoğunluk yapmış bu mimi o yüzden isim vererek mimleyemiyorum. Henüz yapmamış ve yapmak isteyen  herkesimimliyorum! :) Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sevgiler!..













29 Şubat 2016 Pazartesi

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

Bugün hayalinizdeki beyaz ve sağlıklı dişlere en pratik şekilde kavuşma yollarını paylaşacağım. İşte dişlerimi korumamı sağlayan ve rahatça gülümseme nedenim 5 diş temizleme pratiğim :)

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

1. Rutinlerinize Uyun
Hayatta en önemli şey sanırım sizin için iyi olan ne varsa alışkanlık haline getirmek. Spor yapmak, sağlıklı beslenmek gibi aslında kişinin kendisine bakması ve temizliğine dikkat etmesi de önemli. İşte bu yüzden diş temizliği rutinlerinizi belirleyin ve ona uyun.
Her sabah ve gece yatmadan önce dişlerinizi mutlaka fırçalayın! Bu alışkanlığınızı halen kazanamadıysanız bugün zaman kaybetmeden kendiniz ve diş sağlığınız için büyük karar verebilirsiniz.

2. Size Uyanı bulun!
Nasıl ki giydiğiniz kıyafetler tarzınızı yansımadığında kendinizi o kıyafetin içinde yabancı gibi hissediyorsunuz, aslında kişisel bakımlarınız da öyle. Diş ve diş ati yapınıza en uygun fırçayı bularak diş temizliğinizi daha verimli yapabilirsiniz.

3. Kendinize Zaman ayrın!
Bir şeyi yapıyor olmak kadar onu doğru sürede ve doğru şekilde yapmak da çok önemli. Özensiz bir biçimde yaptığınız hiçbir şey tam olmayacaktır. O yüzden dişlerinize ve kendinize zaman ayırın. Bu zamanı doğru fırçalama teknikleriyle yaparsanız emin olun kısa sürede farkı siz de fark edeceksiniz.

4. Bazı Ayrılıklar Çok Güzel!
Vedalar ve ayrılıklar hep can yakar ama aslında bazı ayrılıklar size çok iyi gelebilir :) Nasıl mı? 3 ayda bir diş fırçanızla vedalaşın ve hijyen açısından önemli bu değişikliği bir alışkanlık haline getirin.




5. Yol Arkadaşınızı İyi Seçin!
Geldik en önemli maddeye. Diş fırçanızı seçtiniz, kendinize zaman ayırdınız, her şeyi tam yaptınız ama diş temizliğinde istediğiniz verimi halen alamıyor musunuz? O zaman doğru diş macununu kullanmıyor olabilirsiniz. Bu konudan mustarip olanlara önerim; Procter and Gamble’ın dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana olacak.
Yeni İpana 3D White PERFECTION diş macunu İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu. Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içerir. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekelerin %100’e kadarlık kısmını etkin biçimde çıkarıyor. Ben bu ürünü çok sevdim, satın almak isterim derseniz tıklayınız.
Tüm bu maddeleri eksiksiz yerine getirenler olarak bol bol gülümsemeyi hak ettik sanırım :)




P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım. 
http://www.agizbakimuzmani.com/
#ipanaperfection  #gülüşünügöster
İçerik Kaynak: http://www.e-gunlugum.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0

Bir boomads advertorial içeriğidir.

24 Şubat 2016 Çarşamba

Haftanın Blogu- 2

       Görüyorum ki haftanın blogu etkinliği tam gaz devam ediyor. Ne güzel! Ben de bu hafta takipten en çok keyif aldığım bloglardan biri olan Derya'nın spor günlüğünden bahsetmek istedim.


        Blogunun tasarımını da yakınlarda yenilemiş. Güzel kategorilere ayrılmış aradığınızı bulabileceğiniz ferah bir blog. Ben de evde kendi başıma spor yapmayı sevdiğimden onun anlattıklarını da bilgilendirici ve motive edici buluyorum. Çok beģeniyorum spor yapmak istiyorum deyip nereden başlayacağını bilenlere şiddetle tavsiye ediyorum.


23 Şubat 2016 Salı

Yurtdışında eğitim- Denklik Sorunu

     Zaman zaman Bulgaristan'da okuduğumdan bahsetmişimdir yazilarimda. Ama hiç uzun uzun hikayesinden bahsetmemiştim. Ama şu sıralar aklım hep denklik sorununda olduğundan, pişman olsam mı olmasam mı matematiği beynimi kemirirken bu konuda bir seyler çizittirmek istedim. Hem belki yurtdışında okuma gibi bir planı olan varsa bir fikir verebilirim.
      Herkesin kulağına çalınmıştır muhtemelen Türk öğrencilerin yurtdışına çıktığında çok azıttığı, kumar, alkol, gece hayatına kapılıp gittiği filan... Öncelikle böyle genellemeler yapanlara çok kıl oluyorum onu söyliyim ama evet kabul ediyorum ki böyle bir Türk öğrenci profili var. Ve bunun tek gerçek sebebi bizim altı boş kurallar dayatılan eğitim sistemimiz! Neden yok sonuç yok bilinç yok yalnızca yasaklar ve mecburiyetler var. 20 yaşına kadar bir seyleri sadece yasak olduğu için yapmamış, gerekçesiyle ilgili hiçbir fikri olmayan birinin yasaklar kalktığı anda hunharca her şeyi denemek isteyeceğini tahmin etmek güç değil. Dünyanın bir çok yerinden öğrenci geliyor bir çoğu da klasik bir Türk ailesinin ayy onlar da çok rahat dediği ülkelerden. O "rahat" ailelerin çocukları değil de Türk öğrencilerin bir kısmı okul parasını kumarda yemek, okulu yarım bırakıp oralarda avare takılmak gibi abukluklar yapıyorsa bir düşünmek lazım!
        Gelelim şu efsaneleşmiş parayla diploma veriyorlar olayına. Bu kısımda Bulgaristanı bildiğim için yalnızca Bulgaristan için konuşabilirim. Yahu bu adamlar Avrupa Birliğinde verdikleri diploma salya akıtarak baktığımız büyük Avrupa ülkelerinde geçerli. Böyle bir şey 7olabilir mi ya? Ben şuan Almanca biliyor olsam Almanya'da doktorluk yapma hakkım var.  Parayla diploma almak ne demek? Böyle bir riske atarlar mı ülkelerini?!
     Ee öss/ygs bilmemne bi sınavla girmediniz bedavadan okuyorsunuz diyenler var bir de.  Dünyanın bir çok ülkesinde zaten Türkiyedeki gibi merkez bir sınav söz konusu değil. Üniversitelere bizzat başvuruyorsunuz onlar da kriterlerine uyan öğrenciyi alıyor. Ben Türkiye'de iyi bi anadolu lisesinden mezun oldum ortalama bir puanla ortalama bir bölüme yerleştim ama aklimda gönlümde doktorluk yapmak kalacaktı. O zamanın koşullarında Bulgaristan mantıklı geldi gittim. Giriş koşulları lisedeki kimya ve biyoloji notlari ortalamasinin 4 olmasıydı yanlış hatirlamıyorsam. Evet keşke daha çok çalışıp kazansaymışım bir tıp fakültesi ama bu benim ve diger yurtdisinda okumaya gidenlerin sorunu. Bedeli de fazlasıyla ödetiliyorken kimseye düşmez yargılamak

      Eğitim seviyesi nasıl? Değişken diye cevap verebilirim. Türkiyeye göre daha başarılı bulduğum taraflari var. Özelllikle tıp fakültesinin ilk 3 senesinde verilen temel bilimler eğitiminde.  Ama eksiklikleri de çok malesef herşeyden önce o yukarıda bahsettiğim öğrenci profili yüzünden bunlar öğrenmeye gelmemiş ön yargısı var hocaların gözünde. Ve evet malesef rüşvet olayları olduğunu duyuyorduk. Ama ne ben ne de yakın arkadaslarımdan kimse böyle bir şey yapmadı. Yine en başa dönersek sistemde boşluklar olduğu zaman yolunu yapan Türk zihniyeti! Mesela türkiyedeki bir cok universitede devam zorunluluğu var sınįf geçmeyi önemseyen hic bir öğrenci yeltenmiyor bunu zorlamaya. Oysa dünyada genel geçer  mantık zaten öğrenmek istediğin için orada olmalısın yetişkin insanları üniversitede tutmak icin zorlamak saçma geliyor. Bu mantık tabi türk öğrenci kafasıyla nasıl istismar edilir helw yataktan çıkmanın zulüm olduğu karlı kış günlerinde :)
      Öyle böyle bitirdik okulu eksiğinle fazlanla mezunsun artık devlet baba sana küçük sürprizler hazırlıyor. Evvela diyor ki dur çalışamazsın önce denklik için sınava gir. Ok girelim diyorsun yok diyor önce bir başvur seni şöyleeeee bir bürokrasi diyarlarında gezdireyim. Aylarca bekliyorsun sadece tamam sınava gir demeleri icin 2014-2015 egitim yılında mezun olan arkadaşım daha geçen hafta girdi sınava öyle söyliyim. Bu sürede senin işsiz oluşun, öğrendiklerini unutman, stresin filan kimseyi bağlamıyor tabi. Bir de üzerine tıp fakültelerine özel bir uygulama getirdiler ki pastanın kreması adeta! Diğer bölümlerde yapılan seviye tespit sınavı tıp fakültesi mezunları için kaldırıldı onun yerine uzmanlık programlarına doktor yerleştirmek için yapılan, TUSa girmek gerekiyor. Diploma denkliği vermek için uzmanlık sınavına sokmak ne kadar mantıklı kısmını yorumsuz bırakıyorum.
      Aylardır evde işsiz oturduğumdan, insanların e doktor oldun simdi naapcan sorularına maruz kaldığımdan biraz dolmuş olabilirim. Bundandır bu sačma uzunluktaki yazı.