6 Mart 2013 Çarşamba

günün manikürü:)


5 Mart 2013 Salı

loreal true match fondötenin dans dersiyle imtihanı:)

 Şu sıralar severek kullandığım Lorael true match likit fondöten hakkında yorum yazmak istiyordum zaten ama bugün öyle bir şey yaşadım ki, hemen yazmalıyım yorumumu dedim. Bana dün sorsanız kalıcılığı nasıl bu fondötenin diye, fena değil derdim sanırım ama ben bugün bu fondötenle resmen dans dersine gittim (vaktim olmadı makyajımı çıkarmaya) Öyle tango, vals  de değil baya baya atlamalı zıplamalı, Beyonce'nin filan kliplerindeki figürleri yapmaya çalıştığımız bir dersti. Dersin sonunda, aneeem makyajla spora geldim kimbilir nasıl oldu suratım diye aynaya yaklaştım ve ağzım açık kaldı fondötenim bıraktığım gibi duruyordu. Ne akma, ne parlama! Hemen şunu belirtiyim makyajımı sabitlemek için birazcık pudra da sürmüştüm sabah evden çıkarken ama yani o kadar terlemeye filan dandik bir fondöten olsa pudranın sabitleyebileceğini hiç sanmıyorum. Yani kalıcılık konusunda benden tam not aldı true match.
Diğer özelliklerine de şöyle bir deyinecek olursam: 
kapatıcılık: orta ve daha iyi kapatıcılık istenilen bölgelerde üstünden geçilebiliyor
uygulama: en sevdiğim özelliklerinden biri de çok kolay uygulanabilir olması. Parmakla, süngerle, fırçayla her türlü doğal bir görünüm elde edebilmek mümkün.
SPF 17 içeriyor ki bu da hiç fena bir güneşten korunma faktörü değil bence...
  
SPF 17 içeriyor ki bu da hiç fena bir güneşten korunma faktörü değil bence...
Çok fazla renk seçeneği var bu da başka bir artısı

makyajblogum.com hediye çekilişi

vallahi hediyelere benim ağzım açık kaldı:)
http://www.makyajblogum.com/2013/01/makyaj-blogum-hediye-cekilisi-inglot-b.html

4 Mart 2013 Pazartesi

cilt bakımı rutini

Bu yukarıdaki ciciler  bir süredir kullandığım cilt bakım ürünleri. Hepsini tek tek açıklamadan önce biraz cildimin yapısından bahsetmek isterim. Cildim aslında karma yani t bölgem hafif yağlıyken, yüzümün geri kalan kısmı kuru ancak mevsimsel değişimlerden dolayı tüm suratım bazen kuru, bazen yağlı olma eğiliminde. Özellikle bu sene kışın çok soğuk döneminde cildimde aşırı bir kuruluk sorunu yaşadım ve hassasiyet oluştu. Aynı zamanda sivilce ve siyah nokta sorunu da yaşayan biri olduğumdan, buna uygun olarak kullandığım ürünler özellikle ağız ve burun çevremde ciddi bir tahrişe sebep oldu. Bu süreçte exfoliation, peeling vb etkili bütün ürünleri bıraktım ve Avene'in clean-Ac temizleyici ve kremini kullanmaya başladım. Zaten akne tedavisi sonrası tahriş olmuş ciltler için özellikle tavsiye edilen bu ürünün cilt üzerinde müthiş bir yatıştırıcı etkisi var.
Çok şükür kuruluk sorununu atlattım. Ama Avene hala günlük rutinimin bir parçası. Sabahları yüzümü bu ürünle temizliyorum. Sephora'dan aldığım ve bayıldığım yüz fırçamın  üzerine fındık büyüklüğünde döküyorum, masaj yaparak cildime sürüyor sonra da duruluyorum. Bu krem  yapıda bir temizleyici dolayısıyla ilk yüze sürülürken yağlı bir hissi var; bu histen hoşlanmayacaklara tavsiye etmiyorum. Ama duruladıktan sonra güzel bir temizlik hissi bırakıyor. Akşam ise aynı işlemi loreal pure zone uyguluyorum. Bu işlemin ise cildimi günün bütün kirinden arındırdığını düşünüyorum. Siyah noktalardan tamamen  kurtulmuş falan değilim ama epey bir fark yarattı. Bitince kesinlikle tekrar alırım.. 
                                  
Temizleme işlemini bitirdiğim zaman cildimi Vichy hydra-soothing tonikle siliyorum. Bu mucizeler yaratan bir ürün değil, ki zaten böyle bir beklentim de yoktu ama siz de benim gibi temizliyicilerden kalan kalıntıların muhakkak tonikle temizlenmesi gerektiğine inanıyorsanız bu ürün ideal çünkü alkolsüz ve hiç bir rahatsızlık vermiyor, ferah bir his bırakıyor. 
Sabahları rutinimi Avene clean-ac kremle tamamlıyorum. Çok güzel nemlendiren bir ürün , cildimi baya yatıştırıp, rahatlatlattığını hissediyorum Ama bu kremle ilgili şöyle bir durum var  hafif bir nemlendirici değil ve çok acayip bir parlama yapıyor ben üstüne makyaj yaptığım için benim için sorun olmuyor ama makyajsız kullanmak isteyenler için doğru ürün değil bence.
Akşamları ise tonik sonrasında sebium akn kullanıyorum. Bu krem aslında yukarıda bahsettiğim tahriş olayını yaşamama sebep olan ürün. O yüzden  önce bir nefret ilişkimiz oldu:) ancak sonrasında biraz araştırdım ve yanlış kullanımdan kaynaklı sorun yaşadığımı farkettim. Öyle bol keseden bütün yüzüme sürmek pek doğru bir uygulama şekli değilmiş:) O yüzden bir şans daha vermeye karar verdim ilişkimize:) Şimdi çok az bir miktarı yalnızca siyah noktalarımın olduğu ve gözenek problemi yaşadığım bölgelere sürüyorum ve bir süre bekledikten sonra clean-ac nemlendiricimi sürüyorum bütün yüzüme ve sonuçtan çok memnunum.

Haftada 2 kez de Garnier self heating maskeyi uyguluyorum. Bu yüzünüze sürdüğünüzde ısınan, çok hoş bir salatalık kokusu olan bir maske. Verdiği sıcaklık çok rahatlatıcı. 3 dk. sonra yıkanıyor olması da bir avantaj. Evin içinde uzuuun uzuun maskeyle dolaşmak biraz sıkıcı bir durum. Gözenekleri temizlediğini ve bu temizliğin 7 gün sürdüğünü iddia ediyor. Gözenekleri temizliyor evet ama 7 gün kalıcılığı var mı? Hayır malesef yok. Kısa süreli bir temizlik sağlıyor ben de o yüzden haftada 2 kere yapıyorum bu maskeyi. Ben şahsen şuana kadar bu fiyat aralığında daha iyi bir maske bulamadığım için bunu almaya devam ederim sanırım. Böyle ikili olarak satılıyor ve ambalajı çok da kullanışlı değil baya uğraştırıyor. Bu arada daha iyi verim alabilmek için bu maskeyi aslında bütün maskeleri banyodan sonra uygulamanın daha doğru olduğunu keşfettim. EEE GÜNAYDIN YANİE! dediğinizi duyar gibi oluyorum:)


İşte benim cilt bakım rutinim de böyle a dostlar. Ve şunu etkilemeliyim ki cildimde büyük bir düzelme sağladı bu rutin hem mevcut sivilcelerim soldu hem yeni sivilce pek çıkmıyor hemde siyah nokta ve gözenek durumum eskisi kadar vahim değil.... Sabredip okuduğunuz için teşekkürler:)

•Dörtdörtlükblog•: ☛ 1000 İzleyici Çekilişi ☚

aahhh ne güzel 1000 izleyici çekilişi! darısı başıma diyor ve iç çekiyorum harika hediyeler var:) •Dörtdörtlükblog•: ☛ 1000 İzleyici Çekilişi ☚:  Aylardır Twitter üzerinden bahsettiğimiz çekiliş günü geldi çattı. Geçtiğimiz günlerde Dörtdörtlükblog'u takip edenlerin sayısı 1000 ki...

3 Mart 2013 Pazar

maybelline color tattoos krem farlar

             Bana en sevdiğin kozmetik markası ne diye sorsalar hiç düşünmeden maybelline derim. Peki bu çıkardığı her ürünün çok mükemmel olmasından mı? Hayır elbette değil. Piyasada çok çok daha kaliteli ürünleri olan başka kozmetik firmaları  var. Ammaaa tam bu noktada işin içine bazı duygusal(!) sebepler giriyor. Çünkü mesela öğrenci bütçesiyle istediğim Mac ürününü alıp deneme lüksüm yok. Hadi maddi imkanım oldu diyelim bazı markaların da ulaşılabilirlik sorunu var. Örneğin make up forever hd fondötenin methini 100 insandan duymama rağmen yaşadığım yerde bulabileceğim bir ürün değil. İşte maybelline i bu yüzden çok seviyorum. Hem fiyat olarak gayet uygun hem her yerde çok kolay bulunabiliyor ve üstüne bir de çok iyi bazı ürünleri var. Bunlardan biri de color tattoos krem farlar. 24 saat kalıcılıkları olduğu iddaasındalar o kadarını bilemiyorum ama cidden kalıcı oldukları kesin. Sabah erken işiniz var ve alengirli birşeyle uğraşmaya vaktiniz yok hooop sür parmağınla çık. Tam kıvamında bir ışıltıları var. Minik kavanozlarda tek renk olarak satılıyorlar. Üstünde yazana göre açıldıktan sonra 2 yıl ömrü varmış ve bence 2 yıl da gider heralde epey kullanmama rağmen hiç öyle çabuk bitecek gibi durmuyorlar. Açıklı koyulu bir çok rengi var her bir renk tek başına kullanılıp da çok güzel bir görüntü elde edilebildiği gibi birbirleriyle ya da başka farlarla beraber kullanıp farklı tarzlar da yakalanabiliyor. Çok bir pazarlamacı edasıyla yazım galiba:) ama cidden çok beğendiğim bir ürün oldu. Ben şahsen göz kapağımda çizgilenme filan gibi bir sorun yaşamadım ama birkaç yorumda okudum bazılarında olduğunu eğer sizlerin bu ürünle ilgili farklı bir tecrübeniz olduysa veya bana buna benzer başka bir ürün tavsiye etmek isterseniz yorumlarınız beklerim:)