29 Şubat 2016 Pazartesi

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

Bugün hayalinizdeki beyaz ve sağlıklı dişlere en pratik şekilde kavuşma yollarını paylaşacağım. İşte dişlerimi korumamı sağlayan ve rahatça gülümseme nedenim 5 diş temizleme pratiğim :)

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

1. Rutinlerinize Uyun
Hayatta en önemli şey sanırım sizin için iyi olan ne varsa alışkanlık haline getirmek. Spor yapmak, sağlıklı beslenmek gibi aslında kişinin kendisine bakması ve temizliğine dikkat etmesi de önemli. İşte bu yüzden diş temizliği rutinlerinizi belirleyin ve ona uyun.
Her sabah ve gece yatmadan önce dişlerinizi mutlaka fırçalayın! Bu alışkanlığınızı halen kazanamadıysanız bugün zaman kaybetmeden kendiniz ve diş sağlığınız için büyük karar verebilirsiniz.

2. Size Uyanı bulun!
Nasıl ki giydiğiniz kıyafetler tarzınızı yansımadığında kendinizi o kıyafetin içinde yabancı gibi hissediyorsunuz, aslında kişisel bakımlarınız da öyle. Diş ve diş ati yapınıza en uygun fırçayı bularak diş temizliğinizi daha verimli yapabilirsiniz.

3. Kendinize Zaman ayrın!
Bir şeyi yapıyor olmak kadar onu doğru sürede ve doğru şekilde yapmak da çok önemli. Özensiz bir biçimde yaptığınız hiçbir şey tam olmayacaktır. O yüzden dişlerinize ve kendinize zaman ayırın. Bu zamanı doğru fırçalama teknikleriyle yaparsanız emin olun kısa sürede farkı siz de fark edeceksiniz.

4. Bazı Ayrılıklar Çok Güzel!
Vedalar ve ayrılıklar hep can yakar ama aslında bazı ayrılıklar size çok iyi gelebilir :) Nasıl mı? 3 ayda bir diş fırçanızla vedalaşın ve hijyen açısından önemli bu değişikliği bir alışkanlık haline getirin.




5. Yol Arkadaşınızı İyi Seçin!
Geldik en önemli maddeye. Diş fırçanızı seçtiniz, kendinize zaman ayırdınız, her şeyi tam yaptınız ama diş temizliğinde istediğiniz verimi halen alamıyor musunuz? O zaman doğru diş macununu kullanmıyor olabilirsiniz. Bu konudan mustarip olanlara önerim; Procter and Gamble’ın dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana olacak.
Yeni İpana 3D White PERFECTION diş macunu İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu. Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içerir. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekelerin %100’e kadarlık kısmını etkin biçimde çıkarıyor. Ben bu ürünü çok sevdim, satın almak isterim derseniz tıklayınız.
Tüm bu maddeleri eksiksiz yerine getirenler olarak bol bol gülümsemeyi hak ettik sanırım :)




P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım. 
http://www.agizbakimuzmani.com/
#ipanaperfection  #gülüşünügöster
İçerik Kaynak: http://www.e-gunlugum.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0

Bir boomads advertorial içeriğidir.

24 Şubat 2016 Çarşamba

Haftanın Blogu- 2

       Görüyorum ki haftanın blogu etkinliği tam gaz devam ediyor. Ne güzel! Ben de bu hafta takipten en çok keyif aldığım bloglardan biri olan Derya'nın spor günlüğünden bahsetmek istedim.


        Blogunun tasarımını da yakınlarda yenilemiş. Güzel kategorilere ayrılmış aradığınızı bulabileceğiniz ferah bir blog. Ben de evde kendi başıma spor yapmayı sevdiğimden onun anlattıklarını da bilgilendirici ve motive edici buluyorum. Çok beģeniyorum spor yapmak istiyorum deyip nereden başlayacağını bilenlere şiddetle tavsiye ediyorum.


23 Şubat 2016 Salı

Yurtdışında eğitim- Denklik Sorunu

     Zaman zaman Bulgaristan'da okuduğumdan bahsetmişimdir yazilarimda. Ama hiç uzun uzun hikayesinden bahsetmemiştim. Ama şu sıralar aklım hep denklik sorununda olduğundan, pişman olsam mı olmasam mı matematiği beynimi kemirirken bu konuda bir seyler çizittirmek istedim. Hem belki yurtdışında okuma gibi bir planı olan varsa bir fikir verebilirim.
      Herkesin kulağına çalınmıştır muhtemelen Türk öğrencilerin yurtdışına çıktığında çok azıttığı, kumar, alkol, gece hayatına kapılıp gittiği filan... Öncelikle böyle genellemeler yapanlara çok kıl oluyorum onu söyliyim ama evet kabul ediyorum ki böyle bir Türk öğrenci profili var. Ve bunun tek gerçek sebebi bizim altı boş kurallar dayatılan eğitim sistemimiz! Neden yok sonuç yok bilinç yok yalnızca yasaklar ve mecburiyetler var. 20 yaşına kadar bir seyleri sadece yasak olduğu için yapmamış, gerekçesiyle ilgili hiçbir fikri olmayan birinin yasaklar kalktığı anda hunharca her şeyi denemek isteyeceğini tahmin etmek güç değil. Dünyanın bir çok yerinden öğrenci geliyor bir çoğu da klasik bir Türk ailesinin ayy onlar da çok rahat dediği ülkelerden. O "rahat" ailelerin çocukları değil de Türk öğrencilerin bir kısmı okul parasını kumarda yemek, okulu yarım bırakıp oralarda avare takılmak gibi abukluklar yapıyorsa bir düşünmek lazım!
        Gelelim şu efsaneleşmiş parayla diploma veriyorlar olayına. Bu kısımda Bulgaristanı bildiğim için yalnızca Bulgaristan için konuşabilirim. Yahu bu adamlar Avrupa Birliğinde verdikleri diploma salya akıtarak baktığımız büyük Avrupa ülkelerinde geçerli. Böyle bir şey 7olabilir mi ya? Ben şuan Almanca biliyor olsam Almanya'da doktorluk yapma hakkım var.  Parayla diploma almak ne demek? Böyle bir riske atarlar mı ülkelerini?!
     Ee öss/ygs bilmemne bi sınavla girmediniz bedavadan okuyorsunuz diyenler var bir de.  Dünyanın bir çok ülkesinde zaten Türkiyedeki gibi merkez bir sınav söz konusu değil. Üniversitelere bizzat başvuruyorsunuz onlar da kriterlerine uyan öğrenciyi alıyor. Ben Türkiye'de iyi bi anadolu lisesinden mezun oldum ortalama bir puanla ortalama bir bölüme yerleştim ama aklimda gönlümde doktorluk yapmak kalacaktı. O zamanın koşullarında Bulgaristan mantıklı geldi gittim. Giriş koşulları lisedeki kimya ve biyoloji notlari ortalamasinin 4 olmasıydı yanlış hatirlamıyorsam. Evet keşke daha çok çalışıp kazansaymışım bir tıp fakültesi ama bu benim ve diger yurtdisinda okumaya gidenlerin sorunu. Bedeli de fazlasıyla ödetiliyorken kimseye düşmez yargılamak

      Eğitim seviyesi nasıl? Değişken diye cevap verebilirim. Türkiyeye göre daha başarılı bulduğum taraflari var. Özelllikle tıp fakültesinin ilk 3 senesinde verilen temel bilimler eğitiminde.  Ama eksiklikleri de çok malesef herşeyden önce o yukarıda bahsettiğim öğrenci profili yüzünden bunlar öğrenmeye gelmemiş ön yargısı var hocaların gözünde. Ve evet malesef rüşvet olayları olduğunu duyuyorduk. Ama ne ben ne de yakın arkadaslarımdan kimse böyle bir şey yapmadı. Yine en başa dönersek sistemde boşluklar olduğu zaman yolunu yapan Türk zihniyeti! Mesela türkiyedeki bir cok universitede devam zorunluluğu var sınįf geçmeyi önemseyen hic bir öğrenci yeltenmiyor bunu zorlamaya. Oysa dünyada genel geçer  mantık zaten öğrenmek istediğin için orada olmalısın yetişkin insanları üniversitede tutmak icin zorlamak saçma geliyor. Bu mantık tabi türk öğrenci kafasıyla nasıl istismar edilir helw yataktan çıkmanın zulüm olduğu karlı kış günlerinde :)
      Öyle böyle bitirdik okulu eksiğinle fazlanla mezunsun artık devlet baba sana küçük sürprizler hazırlıyor. Evvela diyor ki dur çalışamazsın önce denklik için sınava gir. Ok girelim diyorsun yok diyor önce bir başvur seni şöyleeeee bir bürokrasi diyarlarında gezdireyim. Aylarca bekliyorsun sadece tamam sınava gir demeleri icin 2014-2015 egitim yılında mezun olan arkadaşım daha geçen hafta girdi sınava öyle söyliyim. Bu sürede senin işsiz oluşun, öğrendiklerini unutman, stresin filan kimseyi bağlamıyor tabi. Bir de üzerine tıp fakültelerine özel bir uygulama getirdiler ki pastanın kreması adeta! Diğer bölümlerde yapılan seviye tespit sınavı tıp fakültesi mezunları için kaldırıldı onun yerine uzmanlık programlarına doktor yerleştirmek için yapılan, TUSa girmek gerekiyor. Diploma denkliği vermek için uzmanlık sınavına sokmak ne kadar mantıklı kısmını yorumsuz bırakıyorum.
      Aylardır evde işsiz oturduğumdan, insanların e doktor oldun simdi naapcan sorularına maruz kaldığımdan biraz dolmuş olabilirim. Bundandır bu sačma uzunluktaki yazı.




 

21 Şubat 2016 Pazar

Haydi Planlayalım- 2

      Bugün dersanem olduğu için bu saate kaldı önümüzdeki haftanın plan sayfasını dekore etmek. Bu haftanın sticker sayfası my planner envy den. Üst kutucuklarım yapılacaklar listemdekileri işaretleyeceği check-boxlar için ayırdım. Bunları genelde bir gün önceden yazıyorum. Orta sıra süslü tam kutular için. Günün konseptini belirleyecek önemli şeyleri de bu kısma yazıyorum. En alt sıra ise içtiğim suyu takip etmek için damlacıklarım, yapacağım egzersizlerim ve izlemeyi planladığım bir şeyler varsa onun için. Bu hafta çok özenemedim ama idare eder gibi gibi :D






Diğer planner yazılarımı okumak için

20 Şubat 2016 Cumartesi

Rimmel London Likit Far

         Rimmel London'in likit farları dudak parlatıcısı sitilinda bir ambalajı ve sünger aplikatörüyle bana ilk gördüğümde çok ilginç gelmişti. Açıkcası çok da beğeneceğimi düşünmeden, meraktan almıştım.

         Sıvı-krem formülasyonları sayesinde pigmentasyonları çok yoğun ilk katta opak bir görüntü elde edebiliyorsunuz. Metalik bitişleri olması yönünden hoşuma gidiyor ama açıkcası renk seçimleri biraz daha farklı olsa daha mutlu olurdum. Bendeki renkleri Slate Gray adlı metalik bir kurşun rengi ve golden bronz. Mesela bronz olan bir tık daha koyu olsaymış tadından yenmezmiş.

         Farımı iyice dağıtırım keskin renk geçişi olmasıncılardansanız sizi zorlayabilecek bir ürün çünkü deli gibi hızlı sabitleniyor ve ondan sonra ı ıh kımıldamıyor. Tam da bu sebep bu farları birçok kişinin gözbebeği haline getirebilir. Çünkü çok çok kalıcılar. Makyajımı temizledigim ana kadar hiç bozulmuyorlar.

        Bu ürünleri kullanmayi sevdiğim alternatif bir yöntem de başka bir fįrça yardımıyla eyeliner olarak. Metalik, farkli renklerde kalıcı bir eyeliner elde etmiş oluyorum.

     Toparlarsam benim severek kullandığım, oldukça pratik bulduğum bir ürün. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere! Sevgiler...





18 Şubat 2016 Perşembe

Rimmel London Match Perfection Fondöten


      Rimmel London'ın Lasting Finish ve Match Perfection adlı 2 fondöteni arasında kararsız kalıp, günlük kullanıma match perfection daha iyi olur heralde deyip onu almıştım. Bir süredir de deniyorum.



      İlk farkettiğim şey bildiğiniz parfümlü gayet güzel kokuyor ama kokulu ürünler kullanmak istemeyenlerin uzak durması gereken bir ürün.

      Yapısı bayağı kremsi ve yoğun gözüküyor. Ama kıvamı düşünüldüğünde uygulaması ve dağıtılması çok kolay. Fırçayla, süngerle, elimle denedim her türlü sıkıntısız uygulanıyor. Yine kıvamına göre tende bıraktığı hafif his de beni şaşırttı aslında. Bir de spf 20 olması benim için güzel bir özellik.

      Aydınlık bitişli bir fondöten. Mat bitişli fondötenlerden hoşlananları memnun etmeyecektir. Çok doğal bir duruşu var. ''Baaak ben makyaj yaptım'' diye bağırmıyor. Kapatıcılık düzeyini hafif buldum. Bir tık daha kapatıcı olsa beni daha çok memnun ederdi sanırım.




    Sıradan bir günde pudrasız  5-6 saat dayandı ama sıcak bir yaz günü olsa, terlesem filan sanırım çok güvenilir bir fondöten değil. Tabi pudrayla kullanım kalıcılık performansını arttıracaktır.

    Bendeki rengi 100 ivory. Sarı alt tonlu bir renk ama en açık renk olmasına rağmen bana biraz turuncu kaldı :( İyi dağıtarak ve biraz boynuma da yayarak idare ediyorum artık...

    Hani genel olarak beğendim gibimsi ama sanki lasting finishi alsam daha mı iyiydi diye düşünmüyor değilim.



17 Şubat 2016 Çarşamba

Lanet Olamadı Bir Türlü Terör!

       Sıradan bir günün ardından eve geliyorum kafamda yüzeysel kaygılar! Blogdur, İnstagramdır bakınıyorum öyle bir görsem yine terörü lanetliyoruz postları! Gördüğüm anda kafamdan geçen ''yine mi'' sorusu bile durumumuzun vehametini açıklamaya yeterli diye düşünüyorum.

      Bu devler tepişirken altlarında ezilen canlar, senaryosunu dünyanın diğer ucunda birilerinin masa başında yazdığı filmin ülkemdeki sefalet içinde figüranları! Ne desem, bu defa ne söylesek hep birlikte? Kanıyor bu ülkenin hiç kapanmayan yarası. Bizler de uzaktan izleyebiliyoruz yalnızca bize biçilmiş rolleri oynayarak. Belki biraz isyan ediyoruz böyle mecraları kullanarak, belki profil fotoğraflarını karartıyoruz. Ama hepimiz yine bir haber sayfasında verilen ölü sayısında sadece bir sayı olmaya aday. Ölmesin kimse artık ölmeyelim!