23 Ağustos 2013 Cuma

Ne var ne yok / neler izliyorum

Merhabalar, çook uzun bir ara verdim blog yazılarına malesef. Yazın İzmir'e gelince planladığım hiç birşeyi yapmıyorum öyle aylak aylak ordan oraya savruluyorum, bu huyuma da acayip sinir oluyorum!:(


 Her neyse olduğu kadar artık diyelim... Aslında bu yaz bazı yeni ürünler deneme imkanım oldu bir çoğundan da memnun kaldım ve yazılarını yazmak istiyorum ama hala izmirde olduğumdan çok sistemli yazı giremeyeceğim. Bu yüzden kozmetik yazılarını daha programlı hareket edebileceğim Eylül'e bırakıyorum. Bu gün başka bir konuda birşeyler karalamak istedim. Çok fazla yabancı dizi izleyen bir insan olarak izleyip bitirdiğim ya da izlemekte olduğum bazı dizileri sizinle paylaşmak istedim. Ancak çok populer bazı dizileri zaten herkes duyduğundan onlardan bahsetmek istemiyorum onun yerine daha az bilinen, keşfettiğime mutlu olduğum sizlerle de paylaşmak istediğim diziler var listemde. Ancak önceden uyarayım daha çok kız dizilerini beğeniyorum ve itiraf ediyorum zaman zaman ergen dizilerine de takıldığım oluyor:)
(görseller bana ait değildir)




BEING ERICA Hayatında hiç birşeyin yolunda gitmediğini düşünen otuzlarında Erica adında bir hatun hayata dair pek umudunun kalmadığı sırada bir terapistle tanışıyor. Terapist ondan pişmanlıklarının bir listesini yapmasını istiyor ve ortaya çıkıyor ki bizim terapist bildiğimiz terapistlerden değil ve zamanı geri sarma yeteneği var. 4 Sezon Süren bu dizide Erica'nın geçmişe gidip hatalarıyla yüzleşmesini, dersler çıkarmasını ve aynı zamanda adım adım hayatını değiştirme çabalarını izliyoruz. Benim şahsen çok keyif aldığım bir diziydi 4 sezonu bir çırpıda bitirmiştim içim rahat tavsiye ediyorum.





































MAKE IT oR BREAK IT

 Bu diziyi keşfetmemin sebebi jimnastiğe olan merakımdı.(izlemeye tabi ki) Profesyonel olarak artistik jimnastik yapan ve olimpiyatlara hazırlanan bir grup genç kızın hayatını anlatıyor dizi. Bol Bol jimnastik sahnesi içerdiği gibi karakterlerin birbirleriyle ve aileleriyle olan ilişkileri ve aşkları da konu edilmiş. Bana olimpiyatlara hazırlanan sporcuların hayatları büyülü gibi geldiğinden çok severek izledim ancak konusu gereği herkesin zevkine hitap etmeyebilir bu gerçeği kabulleniyor ve mutlaka izlemelisiniz gibi çok iddialı bir cümle kullanmıyorum:)
























 SWITCHED AT BIRTH

 Şuanda devam etmekte olan bu dizinin 2. sezonu yeni bitti. 3. sezonu sanırım 2014 ocak ayında başlayacakmış:( Ama ilk 2 sezon 20 küsur bölümlük, baya tatmin edici:) Hastanede bir hata oluyor ve 2 kız bebek karıştırılıyor. Bu hata bir tesadüf sonucu kızlar 14-15 yaşlarındayken ortaya çıkıyor. İki aile de ne biyolojik çocuklarından ne de o ana kadar kendi çocukları olduğunu düşünüp yetiştirdikleri kızlarından vazgeçmek istemiyor. Bir yol bulup birbirlerine alışma süreçlerini izliyoruz dizide. Ailelerden birinin deli gibi zengin olup birinin ise daha mütavazi bir yaşam süren latin kökenli bir aile olması işleri biraz daha zorluyor. Kızlardan birinin sağır olması da diziye renk katmış. Ben kendi adıma sağırların dünyasına dair birşeyler öğrenebildiğime seviniyorum. Sonuçta kızlar genç kız olduğundan dizinin hafif ergen dizisine kaçma durumu oluyor zaman zaman ama konu ilginizi çektiyse bir şans vermenizi tavsiye edrim.



















 DROP DEAD DIVA

 Bu dizi de hala yayınlananlardan. Şuanda 5. sezonunda ama ben daha oralara gelmedim:) Hayatta tek uğraşı iyi görünmek olan manken bir hatun bir trafik kazası geçiriyor ve aslında ölmesi gerekirken yaptığı bir haylazlıkla dünyaya geri dönüyor, yalnız bir terslik var çünkü kendi vücudunda değil biraz(!) kilolu kendisinden yaşça büyük oldukça ciddi bir hayatı olan bir avukatın vücudunda uyanıyor. Artık tamamen farklı bir hayatı var ve buna ayak uydurmak zorunda. Eski hayatındaki nişanlısının da kendisiyle aynı ofiste çalışması ve ona neler olduğunu anlatamaması da işleri zorlaştırıyor. Çok keyifli bir dizi özellikle fazla birşey düşünmek istemediğiniz sadece gülümseyip iyi zaman geçirmek istediğiniz zamanlar için birebir!


 Yazıyı yazmaya başlamadan önce kafamdan bu dizileri belirlemiştim ama yazdıkça aklıma başka diziler de geliyor. Bir yazıya da çok yükleme yapmak istemiyorum. Korkup okumaktan vazgeçilebilir:) İzlediğim başka dizilerden de bahsetmemi isterseniz bunu yorum kısmına belirtirseniz bu dizi yazılarını devamlı hale getirebilirim diye düşünüyorum. Bir de bir ara da beni çok etkileyen bazı kitaplardan da bahsetmek isterim ne dersiniz? Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sevgileeer..

25 Temmuz 2013 Perşembe

mini alışveriş-gratis, match kozmetik

        Yazları İzmir'e döndüğümde ilk birkaç haftam çok hareketli geçiyor. Bir de araya küçük bir tatil de sıkıştırınca pek blogla ilgilenmeye zaman bulamadım. Özlemişim vallahi birşeyler yazmayı. Bugün küçük bir alışveriş yazısıyla dönüşü yapalım önümüzdeki günlerde ise bu aldıklarımın yorum yazılarıyla devam ederim diye düşünüyorum. Gelelim aldıklarıma...

     

































 Bu minik alışverişin şahı The Balm'dan BalmJovi adlı palet oldu. Bulgaristan'da The Balm olmadığından bloglarda yorumlarını ağzım sulanarak okuduğum bir üründü nihayet kavuştum ama henüz kullanmadım.. Bu paleti 60 liraya aldım 70 küsurdan inmiş sanırsam. Kullandıktan sonra swatchlarıyla birlikte yazısını yazacağım. Yaz boyunca The Balm ürünleri almaya devam etmek istiyorum mutlaka alınmalı dediğiniz ürünleri varsa tavsiyelerinizi bekliyorum..

 







   













  Görünce heyecanlandığım bir diğer ürün ise beauty blender'ın muadili yumurta şekilli bir makyaj süngeri oldu. Bu ürünü İzmir alsancakta match adlı bir mağazada buldum. Bilinen bir markaysa cehaletimi bağışlayın ama ben match cosmetics diye bir markayı daha önce duymamıştım. Alsancaktaki mağazalarında aynı zamanda victoria's secret ürünleri, aksesuar filan da satıyorlardı hoşuma gitti. Profesyoneller için fırça setleri de gözümden kaçmadı. Bu makyaj süngerini beğenirsem muhakkak bir daha uğramayı düşünüyorum o mağazaya. Makyaj süngerini 12,5 TL'E aldım.

     




















 Ben malesef aynı anda hem sivilce, siyah nokta, gözenek sorunu yaşayıp hem de nemsiz bir ciltten muzdarip olduğumdan daimi bir maske arayışı içerisindeyim. Bir de gratisten deneyeyim dedim skin recipe'nin şeftalili ve cevizli exfoliating maskesini aldım. Bir de yazın açık ayakkabılardan dolayı kuruyup çatlayan zavallı ayaklarım için Andrea adlı markanın foot spa adlı ayak bakım kremini aldım. Aldığım diğer maskeyi ise annem için aldım age-regenerating sümüklü böcek özütlü bir maske bu:). Maskeleri de annem ve ben denedikten sonra kayda değer bir etki görürsem haklarında yazı yazarım diye düşünüyorum
.
   
















 Bir ara watsons's da uğramaya niyetim var indirim zamanları belli ise veya şunu muhakkak al dediğiniz birşey varsa watsons'da gurbetçiliğime acıyıp yorumlarınızla yardım ediniz lütfen:) Sevgiler...


11 Temmuz 2013 Perşembe

ACABA ÇEKİLİŞİ KİM KAZANDI?

   Merhabalar az önce random.org kullanarak çekilişin kazanını belirledim. Kazanan kişi aşağıdaki hediyelerin sahibi olacak.

Revlon Just Bitten Kissable™ Balm Stain
ColorStay Makeup With Softflex for Combination/Oily Skin
199 Hak vardı ve kazanan 120. sıradaki katılımcı oldu.

















Eveeet bu çekilişin şanslısı Deniz oldu. Kendisine hemen mail atıyorum. Hediyelerinin rengini kendisi seçeceği için en geç yarın  bana ulaşmalı ki ben de cumartesi Türkiye'e dönmeden önce hediyelerini alabileyim. Yeni yazılarda ve çekilişlerde görüşmek üzere! SEVGİLER!

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Çekiliş kapaniyor çikan oynamiyoor:)

Merhaba aslinda çekilişimi 15 temmuzda bitiricektim ancak türkiyeye dönüş tarihim öne çekilince, hediyeleri de Bulgaristan'dan almam gerektiği için çekilişi yarin akşam çekicem ve hemen kazananla iletişim kurup tercihlerini öğrenmeliyim ki cuma ya da cmtsi hediyelerini alabileyim ve cmtsi akşam da Türkiye'e yolculuk. Sonra da en kisa zamanda kargoya vereceğim hediyeleri. Uzun lafın kısası hala katılmadıysanız acele edin derim ben:)) SEVGİLER!...

9 Temmuz 2013 Salı

Maybelline instant anti-age eraser concealer



   Göz altı rengini eşitleyip, aydınlatmak bence makyajın en temel ve önemli adımlarından biri. Daha uyanık ve sağlıklı görünmemizi sağlıyor. Benim bu amaç için severek kullandığım ürün maybelline'in bu uzun isimli concealerı:)








      Nelerini seviyorum:

  •       kendine ait sünger aplikatörü olmasından dolayı pratik kullanımı
  •       hafif yapısı
  •       kolayca dağılması
  •       mükemmel olmasa da bana günlük kullanımda yeterli gelen kapatıcılığı
  •       göz çevresindeki renk değişikliklerine iyi gelen haloxyl adlı bir madde içermesi. Goji Berry diye       birşey de içeriyor ama fonksiyonu hakkında bir bilgim yok

     Nelerini sevmiyorum

  • kullanımını kolaylaştıran sabit aplikatörünün yıkanılamamasından ötürü "kullanıyorum ama hijyenik mi bu yaa" endişesi
  • pudramsı bi bitişi olmasından dolayı göz altını iyi nemlendirmemişsem hafif kuru bir görüntü yaratması



Ne kadar ikna olmalıyız bilmiyorum ama markanın iddiasına göre sünger aplikatör özel yapısı sayesinde 
bakterilerin oluşmasını önlüyormuş. Bu aplikatörün yıkanmaması gerektiği de özellikle belirtilmiş. Ambalajı gayet kullanışlı,  baş kısmında dönebilen bir mekanizma var onu çevirince ürün yukarı doğru çıkıyor ve süngere geliyor. Ama ilk kullanımda 500 defa çevirmek zorunda kalmıştım bozuk mu acaba ki diye düşündüğümü hatırlıyorum:)




  Diğer maybelline yazılarımı okumak isterseniz:
ÇEKİLİŞİME KATILMAK İSTER MİSİNİZ? BURDAAN!:)

8 Temmuz 2013 Pazartesi

kendim mimledim kendim söyledim:) ben kimim

       Az önce drama queen'in yaptığı ben kimim mimini okudum çok da keyif aldım. Beni kimse mimlemedi ama dayanamayacağım ben de yapacağım bu yazıdan dedim:)
       
 Ben kimim?


      Adım Özgün. 23 yaşında bir tıp öğrencesiyim. Bulgaristan'da eğitim görüyorum o yüzden 5 senedir Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da yaşıyorum.

             

 Blogumun adı nerden geliyor?




blogumun adında geçen clumsy kelimesi beceriksiz, sakar, acemi anlamına geliyor. Ben de ne yazık ki hem günlük hayatımda çok sakarım hem de bu makyaj güzellik işlerine eli yatkın olanlardan değilim pek. Uzun uğraşlarla öğrenebiliyorum birçok şeyi. Blogumda da bu süreçte yaşadıklarımı paylaşmak istediğimden beceriksizlikten dem vurdum:)



 Blog açmaya nasıl karar verdim?



Ben de her blogger'ın hikayesinde olduğu gibi önce youtube videolarını izleyerek ve blogları okuyarak düştüm bu makyaj sevdasına. Doğru makyajın insanın ışığını ne kadar arttırabildiğini farkettiğimde çok etkilendim. Ben de öğrenmeliyim bu işi dedim. Daha sonra öğrendiklerimi, denediklerimi paylaşma isteği oluştu içimde. Bu süreçte belki çevremdeki insanların  başını ağrıtmış olabilirim ara sıra:) En iyisi dedim ben bunları benim gibi kozmetik tutkusu olanların bol olduğu bi platformda paylaşıyım:) vee işte burdayım..



 Kişiliğim


Yeni tanıştığım insanlarla kolay kaynaşamadığımdan ilk etapta soğuk, çekingen vesaire davransam da aslında konuşmayı fazlaca seven ve uyumlu biriyimdir. Cool davranmaya çalışıp aslında alıngan ve duygusal olanlardanım. Hiç sevmediğim huyum da çabuk vazgeçiyor oluşumdur heralde en ufak bir engelde pes etmeye sıkılmaya meğilliyim malesef:( ama üzerinde çalışıyorum düzelecek inşallah bu pis huyum


 Hoşlandıklarım


Arkadaşlarımla oturup sohbet etmekten, tüm hayvanlardan özellikle kendi köpeklerimden, dizi izlemekten, mağaza gezmekten, youtube videoları izlemekten, blog okumaktan, kitap okumaktan, müzik dinlemekten, evde gizli gizli müzikal şarkılarını söylemeye çalışmaktan, ve şu sıralar spor yapmaktan çok hoşlanıyorum.


 Hoşlanmadıklarım


Kapalı havalardan, aptal yerine konmaktan, ev işi yapmaktan hiç hoşlanmıyorum:)


En çok sevdiğim makyaj malzemem       
                                                         

Rimel ve ruj. Bence başka hiç birşey yapmasa bile, insan rimel ve rujla çok daha canlı görünüyor bir anda
.

Çantamda olmazsa olmazım


Telefon tabi ilk sırada. Onun dışındaki herşey aslında daha çok , unutmasam iyi olur sınıfına giriyor benim için:) çok sık unutuyorum çünkü; ama mendil, antibakteriyel jel, ruj ve ayna diyebilirim sanırım.


En son okuduğum kitap


Şuanda psikoanalist adlı kitabı okuyorum. Bitirmek üzereyim. Bundan sonra da taht oyunları serisine başlayacağım.


Ben bu mimleme işini pek bilmiyorum kimi nasıl mimleyeceğimi de bilemediğim için dramakeupqueen gibi yapmak isteyen herkesi mimliyor sayılsam? Bence olur:) SEVGİLER...



6 Temmuz 2013 Cumartesi

ELF 100'lü far paleti

         Göz makyajı yapmayı öğrenmeyi kafama taktığım dönemlerde bu far paletini Amerika'dan gelen bir arkadaşım hediye getirmişti. O zaman için pek becerememiştim smokey eye olayını o yüzden bi süre kenarda bekledi bu palet. Ancak daha sonra urban decay naked paletini aldım( yazısını okumak için tık tık) biraz daha becerebilmeye başlayınca göz makyajlarını. Bu fara da elim sıkça uzanır oldu. İnsanın elinin altında 100 farklı renk barındıran bir palet olması çok büyük avantaj hele renkli göz makyajları denemeyi seviyorsanız.
       Pigmentasyonları gayet başarılı. Renklerin tamamına yakını ışıltılı ama abartılı bir simsim durum yok. Göz altına biraz dökülme yapabiliyorlar o yüzden göz altına concealerı göz makyajını bitirdikten sonra uygulamak gerekiyor. Kalıcılıkları çok iyi değil ama far bazıyla kullanılırsa bütün günü kurtarabiliyorsunuz. Piyasada çok daha iyi farlar mevcut ama bu fiyata bu kadar çok renk çeşidi elde edebilmek de çok büyük avantaj diye düşünüyorum. Hele ki farlarla oynamayı sevenlerdenseniz:)
      Elf ürünleri online sipariş veriliyor Avrupa'a gönderim yapan İngiltere sitesinin adresi:  http://eyeslipsface.co.uk/ . Bu paletin fiyatı 15 euro farklı renk seçenekleri var sitede şuanda da ücretsiz gönderim kodları vermişler. Sipariş vermeyi düşünürseniz discover our offers'a tıklamayı unutmayın derim her zaman bir promosyonları oluyor çünkü..
     Diğer Elf ürünleri yazılarımı okumak isterseniz:
     Elf faz bazı
     elf fondöten

       Benim paletin pisliğinin kusuruna bakmayın lütfen. Bir de birkaç ke düşürdüm bazrı renklerim kırıldı:(



15 temmuza kadar devam eden çekilişime katılmak ister misiniz? tıktıkk